İNKAR EDEN EVRİMCİLERİN İDDİASI -4
AMİNO ASİTLERİN, PROTEİNLERİN KAYNAR SUDA TESADÜFEN OLUŞABİLECEĞİNİ ÖNE SÜRERLER

Evrimciler yazdıkları bir diğer senaryoda amino asitlerin, proteinlerin ve hatta hücrelerin kaynar suyun içinde tesadüfen oluşabileceğini ve yine tesadüfen hücrelerin de zamanla yan yana gelip birleşerek canlı organizmaları oluşturabileceğini iddia ederler.


BİR EVRİM İKONASI VE 140 YILDIR YAŞATILMAYA ÇALIŞILAN HAYAL


Evrimciler, yaşamın ve türlerin kökeni hakkındaki propagandalarını belli “semboller”i kullanarak sürdürürler. Hiçbir bilimsel kanıtla desteklenmeyen, sadece hayal ürünü olan bu semboller, sadece evrimci düşüncenin bilimsel bazı terimlerle süslenerek akıllarda yerleştirilmesi çabasında bir araç olarak kullanılırlar. İlkel çorba kavramı da, hayat ağacı veya maymun adam gibi evrimci düşünce sembollerinden birisidir. Bunlar hiçbir bilimsel gerçekliği olmadığı halde evrim teorisinin ihtiyaçları doğrultusunda “icad edilmiş” kavramlardır.

Gerçekte ilkel çorbanın varlığına dair kanıtlar hiçbir zaman varolmamıştır. Nitekim matematik ve astronomi profesörleri Prof. Fred Hoyle ve Prof. Chandra Wickramansinghe, “Ne bu gezegende ne de bir başkasında, hiçbir ilkel çorba var olmamıştır” diyerek bu gerçeği dile getirmişlerdir. (Sir Fred Hoyle-Chandra Wickramasinghe, Evolution from Space, New York: Simon and Schuster, 1984, s. 148)

Cardiff Astrobiyoloji Merkezi direktörü de olan Wickramasinghe ilkel çorba tezinin arkasındaki inancı şöyle açıklar:

"Yeryüzünde hayatın, ilkel bir çorbada ortaya çıktığı tezi, [evrimci] bilimadamlarının vazgeçmekte zorlandığı bir inanç meselesidir. Şu anda bunu destekleyecek deneysel kanıtlar bulunmamaktadır. Aslında Pasteur’den itibaren, canlılığı cansız maddeden meydana getirme yönündeki tüm girişimler başarısız olmuştur." (Robert Roy Britt, 27 Ekim 2000: "Panspermia Q and A: Leading Proponent Chandra Wickramasinghe"



İLKEL ÇORBA İDDİASI AKLA AYKIRI, BATIL BİR İNANÇTIR

Yaşamın ilkel bir su birikintisinde başladığı iddiası sadece ideolojik olarak ayakta tutulmaya çalışılan bir safsatadır. Yaşamın olağanüstü kompleksliği, bu iddiayı akıl dışı olarak reddetmeyi gerektirmektedir. Örneğin insan vücudunu meydana getiren trilyonlarca hücreden tek bir tanesi dahi insanoğlunun bugüne kadar erişebildiği teknoloji düzeyinin çok ötesinde kompleks sistemlere sahiptir. Evrimci bilim adamı W. H. Thorpe bunu şu sözlerle kabul eder:

"Canlı hücrelerinin en basitinin sahip olduğu mekanizma bile, insanoğlunun şimdiye kadar yaptığı, hatta hayal ettiği bütün makinelerden çok daha komplekstir". (W. H. Thorpe in W. R. Bird, The Origin of Species Revisited. , Nashville: Thomas Nelson Co., 1991, s. 298-99)

Üstelik bu son derece kompleks sistem, belli temel alt sistemler için gerekli parçalar ancak yerli yerinde ve kusursuz şekilde bulunduğu zaman görev yapabilir. Bir canlı hücreyi meydana getiren kompleks sistemlerin tesadüfen ve kusursuz olarak bir araya gelme ve kendini kopyalayabilen, enerji üreten, bilgi işlemleyen bir hücre meydana getirmesi kesinlikle imkansızdır. Bu gerçek, evrimci bir yayın olan American Scientist dergisinin sayfalarında şöyle itiraf edilmiştir:

İlk canlının ortaya çıktığı zaman, üreme planlarının, çevreden madde ve enerji sağlamanın, büyüme sırasının, bilgileri büyümeye çevirecek mekanizmaların tamamına ait emirlerin o anda ve bir arada bulunmaları gerekmektedir. Bunların hepsinin kombinasyonu tesadüfen gerçekleşemez. (Homer Jacobson, "Information, Reproduction and the Origin of Life", American Scientist, Ocak 1955, s.121 )


http://www.harunyahya.org/evrim/hy_net_cevap_4/res/net452.jpg

 

 

 

 

 

 

 

İLKEL ÇORBA SAFSATASINA VARİL ÖRNEĞİ


İlkel çorba iddiasının ne denli akıl dışı olduğunu göstermek için şöyle bir düşünce deneyi yapabiliriz:

Tüm evrimci bilim adamları bir araya gelerek, bir varilin içine, canlılık için gerekli gördükleri tüm atomları doldursunlar. Hatta onlara, bu varilin içine canlılık için gerekli olan aminoasitleri de eklemelerine izin verilsin. Daha da ileri gidilsin ve evrimciler istedikleri malzemeyi bu varile koymakta serbest olsunlar. Hatta, uzaydan dahi istediklerini getirtip bu varile koyabilsinler. Sonra bu varili ister ısıtsınlar, ister üzerine yıldırımları göndersinler, istedikleri kadar elektrik şoku versinler. Kısacası bu deneyde her istediklerini yapabilsinler. Zaman problemleri de olmasın, nöbeti birbirlerine devrederek, varilin başında milyarlarca yıl beklesinler. Acaba bu varilin içinden, bütün evrimci bilim adamları bir araya gelerek, tek bir canlı hücreyi çıkartabilirler mi? Veya bu varilden, tavşanları, kedileri, ceylanları, gülleri, orkideleri, çam ağaçlarını, begonyaları, karpuzu, çileği, palmiye ağaçlarını, kuş kanatlarını, sincapları, tavuskuşlarını, kuğuları, kendi genetik yapısını inceleyen profesörleri, Mozart gibi bestekarları, Leonardo Da Vinci gibi ressamları çıkartabilirler mi?

Kuşkusuz, bu sorulara "evet" yanıtını vermekle ilkel çorba hikayesine inanmak aynı şeydir. Düşünmek, tutucu davranmamak ve gerçeklerden kaçmamak ilkel çorba iddiasının körükörüne desteklenen, akıl ve bilim dışı bir safsata olduğunun görülmesini sağlayacaktır.

CEHENNEMDE NE OLACAK?
CEHENNEMDE HER SUSADIKLARINDA KENDİLERİNE İLAH EDİNDİKLERİ KAYNAR SUDAN İÇİRİLECEK

http://us1.harunyahya.com/Image/guncelyorumlar/kaynarsu.jpg

“Sizin tümünüzün dönüşü O'nadır. Allah'ın va'di bir gerçektir. İman edip salih amellerde bulunanlara, adaletle karşılık vermek için yaratmayı başlatan, sonra onu iade edecek olan O'dur. İnkâr edenler ise, küfürleri dolayısıyla, onlar İÇİN KAYNAR SUDAN BİR İÇKİ ve acı bir azap vardır.” (Yunus Suresi, 4)

“Sonra kendileri için onun üzerinde KAYNAR SU KARIŞTIRILMIŞ BİR İÇKİLERİ de vardır. Sonra onların dönecekleri yer, elbette (yine) çılgınca yanan ateştir.” (Saffat Suresi, 67-68)

“Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz. Böylece karınları(nızı) ondan dolduracaksınız. ONUN ÜZERİNE DE ALABİLDİĞİNE KAYNAR SUDAN İÇECEKSİNİZ. ÜSTELİK 'İÇTİKÇE SUSAYAN HASTA DEVELERİN' İÇİŞİ GİBİ İÇECEKSİNİZ.” (Vakıa Suresi, 52-55)