İNKAR EDEN EVRİMCİLERİN İDDİASI -5
YAPTIKLARI HAYALİ ÇİZİMLERDE GEÇMİŞ DÖNEMLERDE YAŞAMIŞ OLAN İNSANLARI BİRER MAYMUN ADAM GİBİ RESMEDERLER


Evrimcilerin kullandığı propaganda yöntemlerinden en bilineni "rekonstrüksiyon"dur. Rekonstrüksiyon, "yeniden inşa" demektir ve kimi zaman sadece bir kemik parçası bulunmuş olan canlının hayali resminin ya da maketinin yapılmasıdır. Gazetelerde, dergilerde, filmlerde gördüğünüz "maymun adam"ların her biri birer rekonstrüksiyondur. Evrimciler, ellerine fırça alıp çirkin görünümlü hayali yaratıklar çizerler, ama bu canlıların fosillerinin olmayışı, onlar için büyük bir sorundur. Dolayısıyla rekonstrüksiyon çizimler, sadece evrimcilerin hayal gücünü yansıtır, bilimsel bulguları değil...


Evrimciler, teorilerini destekleyecek bilimsel deliller bulma konusunda başarısız olsalar da, bir konuda oldukça başarılıdırlar: Propaganda. Bu propagandanın en önemli unsuru ise "rekonstrüksiyon" adı verilen sahte çizimlerdir.

Rekonstrüksiyon "yeniden inşa" demektir ve sadece bir kemik parçası bulunmuş olan canlının resminin ya da maketinin yapılmasıdır. Gazetelerde, dergilerde, filmlerde gördüğünüz "maymun adam"ların her biri birer rekonstrüksiyondur.

Ancak insanın kökeni ile ilgili fosil kayıtları çoğu zaman dağınık ve eksik oldukları için, bunlara dayanarak herhangi bir tahminde bulunmak, bütünüyle hayal gücüne dayalı bir iştir. Bu yüzden evrimciler tarafından fosil kalıntılarına dayanılarak yapılan rekonstrüksiyonlar, tamamen evrim ideolojisinin gereklerine uygun olarak tasarlanırlar. Harvard Üniversitesi antropologlarından David Pilbeam, "benim uğraştığım paleoantropoloji alanında daha önce edinilmiş izlenimlerden oluşmuş teori, daima gerçek verilere baskın çıkar" derken bu gerçeği vurgular.( David Pilbeam, "Rearranging Our Family Tree", Nature, Haziran 1978, s. 40.) İnsanlar görsel yoldan daha kolay etkilendikleri için amaç onları, hayal gücüyle rekonstrüksiyonu yapılmış yaratıkların geçmişte gerçekten yaşadığına inandırabilmektir.

http://www.harunyahya.org/evrim/darwinist_neleri_dusunmez/images/rekonstruksiyon.jpg

Burada bir noktaya dikkat etmek gerekir: Kemik kalıntılarına dayanılarak yapılan çalışmalarda sadece eldeki objenin çok genel özellikleri ortaya çıkarılabilir. Oysa asıl belirleyici ayrıntılar, zaman içinde kolayca yok olan yumuşak dokulardır. Evrime inanmış bir kimsenin bu yumuşak dokuları istediği gibi şekillendirip ortaya hayali bir yaratık çıkarması çok kolaydır. Harvard Üniversitesi'nden Earnst A. Hooten bu durumu şöyle açıklar:

Yumuşak kısımların tekrar inşası çok riskli bir girişimdir. Dudaklar, gözler, kulaklar ve burun gibi organların altlarındaki kemikle hiçbir bağlantıları yoktur. Örneğin bir Neandertal kafatasını aynı yorumla bir maymuna veya bir filozofa benzetebilirsiniz. Eski insanların kalıntılarına dayanarak yapılan canlandırmalar hemen hiçbir bilimsel değere sahip değillerdir ve toplumu yönlendirmek amacıyla kullanılır... Bu sebeple rekonstrüksiyonlara fazla güvenilmemelidir. Earnest A. Hooton, Up From The Ape, New York: McMillan, 1931, s. 332

Evrimciler bu konuda o denli ileri gitmektedirler ki, aynı kafatasına birbirinden çok farklı yüzler yakıştırabilmektedirler. Australopithecus robustus (Zinjanthropus) adlı fosil için çizilen birbirinden tamamen farklı üç ayrı rekonstrüksiyon, bunun ünlü bir örneğidir.

Fosillerin taraflı yorumlanması ya da hayali rekonstrüksiyonlar yapılması, evrimcilerin aldatmacaya ne denli yoğun biçimde başvurduklarını gösteren deliller arasında sayılabilirler. Ancak bunlar, evrim teorisinin tarihinde rastlanan bazı somut sahtekarlıklarla karşılaştırıldıklarında, yine de çok sıradan kalmaktadırlar.

Medyada ve akademik kaynaklarda sürekli olarak telkin edilen "maymun insan" imajını destekleyecek hiçbir somut fosil delili yoktur. Evrimciler, ellerine fırça alıp hayali yaratıklar çizerler, ama bu canlıların fosillerinin olmayışı, onlar için büyük bir sorundur. Bu sorunu "çözmek" için kullandıkları ilginç yöntemlerden biri ise, bulamadıkları fosilleri "üretmek" olmuştur. Bilim tarihinin en büyük skandalı olan Piltdown Adamı, işte bu yöntemin bir örneğidir. www.evrimsahtekarliklari.com

CEHENNEMDE NE OLACAK?


DÜNYADA ALLAH’IN YARATIŞINI İNKAR ETMEK İÇİN (ALLAH’I TENZİH EDERİZ) YAPTIKLARI HAYALİ ÇİZİMLERDEKİ ÇİRKİN YARATIKLARA DÖNÜŞTÜRÜLECEKLER

“Bazı yüzlerin ağaracağı, BAZI YÜZLERİN DE KARARACAĞI GÜN... YÜZLERİ KAPKARA-KESİLECEK OLANLARA: "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyleyse inkar etmenize karşılık olarak azabı tadın” (denilir).” (Al-i İmran Suresi, 106)

“Kıyamet günü, Allah'a karşı yalan söyleyenlerin YÜZLERİNİN KAPKARA OLDUĞUNU görürsün. Büyüklenenler için cehennemde bir konaklama yeri mi yok?” (Zümer Suresi, 60)

“Ateş, onların yüzlerini yalayarak yakar da onun içinde ONLAR, (ETLERİ SIYRILMIŞ OLARAK SIRITAN) DİŞLERİYLE kalıverirler. Ayetlerim size okunuyorken, yalanlayanlar sizler değil miydiniz?” (Müminun Suresi, 104-105)

“Sur'a üfürüleceği gün, biz suçlu-günahkarları o gün, (YÜZLERİ KARA, GÖZLERİ) GÖMGÖK (KASKATI VE KÖR) OLARAK' toplayacağız.” (Taha Suresi, 102)

“O gün, öyle yüzler vardır ki, 'ZİLLET İÇİNDE AŞAĞILANMIŞTIR.' Çalışmış, boşuna yorulmuştur.” (Gaşiye Suresi, 2-3)